30.12.2010
Bitti!
Sona ulaşmanın hüznü mü, acısı mı kahrı mı ?
Yeniden başlamanın keyfi mi zevki mi aşkı mı? Şimdi hangimiz neyi yaşayacağız kim bilir.
Değişir, her şey yeni bir yer bulur kendine. Şehirler, evler, eşyalar, işler, dostlar, sabahları selam verdiğin köşedeki simitçi, gazeteci çocuk, otoparktaki amca, işyerinin bahçesindeki kedi… Uydurma sözlerle avutursun sonra kendini. Şu denizi gören sokak, şu kahve içtiğimiz Mehmet abi’nin yeri. Yalan!
Unutursun sonra geçmiş unutur. Zaman her şeyi yutar ve emer sonuçta. Günler sana en fazla sayı saydırmaya başlar. Sabahları gördüğün düşleri düşünmeye başlarsın. Gece uyumadan bir önceki düşü yazıp hayal kurmanın ne kadar manâsız ve bir o kadar gerçekleşmediğini anlarsın. Zamanın düzmece bi sahtekâr olduğunu, sen takvim yaprakları bittiğinde anlarsın. Gelir bir sonun başlangıcı daha. Her başlangıcın bir sonu var nasılsa…
Yağmurlar biter kar başlar az sonra. Önce kokusu gelir, uğultusu ve gösterir kendini bembeyaz. Başlar telaşı camlarda, sonra balkonlara oradan az tutununca yerin kucağına, adımlar çoğalır cıvıltıyı bırakır çocuk ağızlara… Gün kapatır erkenden kepenklerini sokaklar ışıl ışıldır şimdi.
Şimdi herkesin son anlarını yaşadığımız yılın defterini kapatma vaktidir. Kimler vardı senenin başında yanımızda, kimleri uğurladık. Şimdi kaç kişi ayrılmıştır sevdiğinden ya da sarılmıştır aşkına yıllar sonra yeniden. Yeni bir yıl deyip yepyeni isteklerle doldurmuşsunuzdur aklınızı. Umarım yeniden başlamak zorunda olduğunuz bi hayatınız olmaz. Zordur bilirim. Her şeyini yitirmek koyar adama. Her şeye yeniden başlamak istenecek güzel bir şey gibi gözükse bile bunaltır insanı. Hiç istemem asla!
Değişir her şey değişir. Yüzler, renkler, zevkler, keyifler, sevdiklerimiz, yediklerimiz, gezdiklerimiz, uykularımız bile değişir. Durmadan aldığımız o nefes bile değişir. Sesler bile değişir zamanla. Zaman aldatmaya hevesli kurnaz bi şekilde aldanır oysa. Biz gönlümüze yaslanıp devam ederken yolumuza o hırsından kahretmeye çalışır hayatımızı. Ne kadar müsaade edersek o kadar karışılabilir bi hayat diliyorum herkese.
Geçmişteki güzel günleri aratmayacak, mutlu ve sevdiklerinizle; ardınızdaki kötü günleri unutturacak bir yıl olsun dilerim.
Unutmayacağımız bir isimle, O’ndan her dizede kaybettiğimize inanmayarak bi şiirini ekleyeceğim yazıma. Nur içinde yatsın.
HER GÜN YAŞAMAK
Işıklı günlerinde düşün,
memleketini, dostlarını, sevgilini,
onlarla kal, dinlen
bırak kendinden bir şeyler,
bir mağlup akşamın mahzunluğu
silinsin gözlerinden.
Bir kavga sonunu unut.
sen maceralar peşinde değil,
umutsuz bir yolculukta değilsin.
Yaşamak sadece sevmektir, inan bana.
Sevmeyenler dünyamızda yaşamıyor.
Yaşamak suda, toprakta, insanlarda görünerek;
bir zeytin ağacı gibi.
Bir zeytin ağacı gibi, ne güzel
denize yakın olacaksın,
uzayan dallarında, yapraklarında ışık
ta derinlerde köklerin.
Bir zeytin ağacı gibi, bin yıl severek
yaşamak her gün...
Arif DAMAR
Saygılarımla
Banu Kalyoncu