26.1.2026
Hepimize günaydın, keyifli bir hafta diliyorum. Ve bir penguen hikayesi ben de yazmazsam olmaz. Bizim sosyalkitap.com projemizin de maskotudur penguen : ) Bundan tam 20 yıl önce Werner Herzog’un kamerasından bir kare düştü dünyamıza. Tüm koloni denize, balığa ve "rutine" doğru yürürken, bir Adelie pengueni aniden duruyor, arkasını dönüyor ve sonsuz buzullara, dağlara doğru tek başına yürümeye başlıyor. Çoğumuzun hayatında böyle zamanlar olmuştur ve kendimizi bu sevimli varlığa yakın hissetmişizdir.
Sosyal medya ona "Nihilist Penguen" dedi, ama gelin biz ona "İçimizdeki Penguen" diyelim. Neden mi?
Herkesin aynı yöne (denize) gittiği bir yerde, tersine yürümek çılgınlık mı, yoksa yeni bir yol keşfetme tutkusu mu? Adelie penguenleri inanılmaz dayanıklı ve "inatçı" canlılar. Bizimki aslında doğasına aykırı davranmıyor, sadece rotasını kendi çiziyor. O penguen buzulların derinliğinde belki aç kalacak, belki donacak ama "herkesin gittiği o balık sürüsüne" dahil olmayı reddediyor.
Peki, biz iş hayatında ne yapıyoruz? Çoğu zaman o güvenli koloniyle birlikte denize doğru yürüyoruz. Ama koloniden ayrılıp "Benim dağım neresi?" diye soranlar olmuyor mu?
Kendi kafasına buyruk istedikleri peşinde inatla koşacağım derken çoğu zaman maddi kayıplar yaşamış biri olarak, bugün halen kendi sevdiğim ve istediğim işlerin peşinde koşuyorum. Kendi seçimlerime güvenmekten vazgeçmeyeceğim.
Sizin iş hayatınızda "Herkes sağa giderken ben sola gidiyorum" dediğiniz o cesur an ne zamandı? Yoksa bugün o gün mü? 😊